OFİSTE KORONA

Özge Aslankara

Denizli

Hele bu ofis her gün onlarca kişinin girdiği bir banka şubesi olursa..

Dışarda uzun kuyruklar sosyal mesafeye uyulmadığı için sürekli polis çağrıları güvenlik müdaheleleri…

Bi yanda Şube içine sırayla alınmaya çalışılan insanlar bi yandan sırf zaman geçirmek için bankaya gelenler..

Bankacıların hazin sonu masanda sana doğru gelmemesi için dua ettiğn hatta masanın altına girsen acaba beni görmezler mi diye iç geçirdiğin ama sonunda masana oturan müşteriler, elinde eldiven ağzında maske yüzünde siperlik sıcak basarken laf anlatmaya çalışmalar..

Havalandırmanın yetersiz klima çalıştırmanın kifayetsiz kaldığı o anlar…

Elinde eldiven paraları tutamadığın, kağıtları ayıramadığın ve ne kadar çok şeyi elin ve ağzınla yaptığını farketmek..

Sanki savaşıyorduk…

Gelen müşteriler 2ye ayrılıyordu;
Bir türü bize bir şey olmaz saygısızlığıyla hala masalara ve gişelere konan siperlikleri aşmaya çalışırken bir türü de senin değiştirmek üzere çıkarttığın o kısacık zaman diliminde eldivensiz olmanı kınayanlar…

Bir türü maskeyle yanına kadar gelip konuşurken maskesini çıkartanlar bir türü maskenin altından dediği duyulmayanlar..

Yüksek volümlü banka ortamında artık sesler biraz daha yükselmiş, geçim derdiyle sinirler daha gerilmişti…

Havalar ısınıp kıyafeler azalırken yüzümüz maskeler ve siperlerle daha da kapanmıştı…

Bundan 3 ay önce öperek uğurladığın müşterilerinle kimisi müşteriden öte olmuştu..şimdi onların yanında bile duramamak..sanki aramızda bir duvar oluşmuştu.. görünmeyen bir duvar..sosyal mesafe duvarı.. peki bütün bunlar bittiğin de biz eski biz olabilecek miydik?

Editör: Emin Altan

© 2020 Korona Günlerinde Fotograf

  • Facebook
  • Instagram