ODA

Aykut Aytaç

Balıkesir

“Kendimizi bir sanat eseri olarak yaratmak zorundayız. Bugünkü hedef belki de ne olduğumuzu keşfetmek değil, ne olduğumuz şeyi reddetmektir.”
Michel Foucault

Uzaklarda bir yerlerde; insanlar, korona denen bir virüsün tahakkümü altında onunla birlikte yaşamaya çalışıyor veya kendilerini korumanın yollarını arıyorlardı. O tahakküm yavaş yavaş bana yaklaşırken, ben hayatın bana getirdiklerini yaşıyordum. Hayatıma bu kadar hızlı ulaşabileceğini hiç düşünmemiştim. Düşünmek dahi istemediğim şey gerçek oldu. Birden bire kendimi bir ‘otel’ odasında buluverdim. Aile, sosyal ilişkiler, iş hayatı, akademik kariyer, geçim sıkıntıları, gelecek kaygıları, kararlarım ya da ‘seçimlerim’ ve dahası, hepsi beni ben yapan ve rutin hayatımın birer parçası olan bu yaşam pratikleri beni sürekli çevreledi. Hayatım boyunca kendi benliğimi aradım ya da onu inşa etmeye çalıştım.

Peki ya, bunlar olmazsa o zaman ne olur?

Karantina ile birlikte tüm bunlardan kısmen ya da tamamen uzaklaştım, beni ben yapan şeylerden kendimi soyutladım. Artık kendimle baş başayım ya da hiç var olmayan ‘benliğim’ ile, belki de hiç 'ben' olmayan benliğimle. Oluşturmuş olduğumu sandığım benliğim bir darbe aldı ve yeniden düşünmeye, aramaya, hissetmeye başladım. Tüm bu olanlar beni bir odanın içinde kendimi sorgulamaya itti.

Rutin hayatım artık çok uzakta. Bu odanın içinde yalnız ben ve ‘benliğim’ olduğunu sandığım var. Sürekli aramakta olduğum ve rutinlerimin merkezi yapan o benlikten vazgeçmenin zamanı gelmiş midir? Sorguluyorum!

Teknik Bilgi: Projede fotoğraf makinesinin atası olan Camera Obscura’yı bir teknik olarak kullanarak; benlik, içeri – dışarı ve ben kavramları üzerinden bir görselleştirme yapmaya çalıştım. Aynı zamanda Camera Obscura ışığı bize ters olarak yansıttığından, konu içerisinde yer alan ‘kendini sorgulama’ eyleminin görselleştirilmesine katkı sağlayacağını düşündüm.

Editör: Kamuran Feyzioğlu

© 2020 Korona Günlerinde Fotograf

  • Facebook
  • Instagram